Past Perfect Continuous

PAST PERFECT CONTINUOUS

Geçmiş zamanda, belli bir noktadan önce meydana gelen olaylardan bahsederken past perfect continuous zamanını kullanırız. Olay devam etmekte olan belli bir süreçten meydana gelir.

FORM: Past perfect continuous zamanında cümle nasıl kurarız?  Cümle kurarken nelere ihtiyaç duyarız?

İhtiyaç duyacağımız şeyler: özne (subject), had, been, verb+ing (present participle)

Affirmative (+) I-you-we-they-he-she-it had been working.
Negative (-) I-you-we-they-he-she-it had not been working.
Interrogative (?) Had I-you-we-they-he-she-it been working?
Negative Interrogative (?-) Hadn’t I-you-we-they-he-she-it been working?
Had I -you-we-they-he-she-it not been working?
Short Answers Yes, I-you-we-they-he-she-it had. No, I-you-we-they-he-she-it had not.
Contraction had not > hadn’t

USE: Past Perfect Continuous zamanını nerelerde ne için kullanırız?

1-Talking about the duration of a past action occured before an another past action: Geçmiş zamanda meydana gelen bir olaydan önce yaşanmış bir süreçten bahsederken past perfect continuous zamanını kullanırız.

They had been searching the cure for years but they couldn’t find anything.

(Yıllardır tedavi için araştırma yapmışlar fakat bir şey bulamadılar.)

2- Talking about past actions happened at some time and the results seen: Geçmişte bir zamanda meydana gelmiş ve sonuçları görülebilmiş olaylar için past perfect continuous zamanını kullanırız.

Children had been playing in the garden. They looked tired.

(Çocuklar bahçede oyun oynamışlar. Yorgun gözüküyorlardı.)

TIME EXPRESSIONS: Past Perfect Continuous zamanı ile hangi zaman ifadelerini kullanırız?

for: ..x..zamandır She had been driving for six hours when the accident happened.
(Kaza olduğunda, altı saattir araba sürüyormuş.)
since: -den beri He had been studying Economics since 2000 but In 2005, he changed his mind.
( 2000 yılından beri Ekonomi üzerine okumuş fakat 2005’de fikrini değiştirdi.)
how long: ne zamandan beri How long had they been living in the town?
(Onlar ne zamandan beridir o kasabada yaşamışlar?)
before: öncesinde She had been staying at hotels before she found a roommate.
(Oda arkadaşı bulmadan önce otellerde kalıyormuş.)
until : -e kadar Workers had been getting inadequate salaries until the conditions were changed.
( Koşullar değiştirilene kadar işçiler düşük maaş alıyorlarmış.)
so far: şimdiye kadar She said that I had been making useless attempts so far.
(Bu zamana kadar boş işler ile uğraşmışım öyle dedi.)

error: Sadece link ile paylaşım yapınız.